Fernando Meirelles son yıllarda en çok beğendiğim ve her filmini büyük bir merakla beklediğim bir yönetmen oldu. City of God ı ilk izlediğimde çok etkilenmiştim. Ardından City of Men geldi.Normalde devam filmleri başarısız olur fakat bambaşka bir konu ile yine çok başarılı oldu Meirelles. Son olarak ta Constant Gardener la hiç bir filminin tesadüfen iyi olmadığını ispat etti. Filmlerindeki en büyük başarıyı izleyiciyi sanki karakterlerle birlikte yaşıyor havası vermesinde buluyorum. Görsel efekt yerine doğa ve çevre temasını sıkça kullanması bunun nedenlerinden biri. Mekan seçimi olarak zoru seviyor ve herzaman anlatmak istediği hikayenin göbeğinde çekiyor filmini.City of God ve City Of Men, Brezilya ghetto larındaki yaşananlardan yola çıktığı için Meirelles 2 filmide Brezilya daki ghettolarda çekmiş. Constant Gardener'da ise bu kez Afrika yollarını tutmuş. Film ilaç şirketlerinin Afrikayı nasıl yardım adı altında sömürdüğünü çarpıcı şekilde anlatıyor. Filmdeki oyuncuların hepsi aylarca Afrikada kalıp oranın yerli halkınında yardımıyla filmi beraber çekmişler. Oyuncu seçiminde de diğer yönetmenlerden birazda daha aşırıya kaçıp lokal halktan çokça figuran hatta yardımcı oyuncu yaratıyor.Bu arada söylemeden geçmek olmaz Constant Gardener daki rolüyle Rachel Weisz "en iyi yardimci kadin oyuncu" Oscarini da alı. En yeni filmi Blindness i daha izlemedim onu da izlediğim zaman mutlaka yer ayırıcam. 3 filmde bana göre mutlaka izlenmesi gereken filmler arasında.Meraklılarına duyurulur...
Meydan Okuma -2
1 yıl önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder